Showing posts with label Sting. Show all posts
Showing posts with label Sting. Show all posts

Tuesday, June 24, 2008

STING, YABANCI BİR DİL-İNGİLİZCE ÖĞRETMEK VE TELİF GELİRLERİ (63)




Bir keresinde gazetede ünlü müzisyen Sting’le ilgi bir haber okumuştum. Habere göre, sanatçı dakikada 86 TL te’lif ücreti alıyormuş. Çünkü bestelediği veya söylediği şarkılar, radyolarda,
televizyonlarda veya benzeri yerlerde yayınlandıkça ortaya çıkan te'lif hakkı ona bunu sağlamaktaymış. Bir örnekle anlatmak gerekirse, Sting bir arkadaşıyla telefonda 10 dakika konuşsa, o sürecin sonunda 860 TL kazanmış (hakediş) oluyormuş.

Halbuki aynı durum bundan 150 yıl önceki sanatçılar için geçerli değildi. Sözgelimi, Dede Efendi veya Mozart’ı dinlemenin tek yolu vardı. O da bizzat onların yanına gitmekti. O dönemde sanatçılar için de tek gelir kaynağı, yine bizzat konser vermekti. Sting gibi te’lif ücreti alamıyorlardı, eğer bizzat zaman harcayıp konser verirlerse, herhangi bir ücret alabilmeleri söz konusu olmaktaydı.

Matbaanın kullanıldığı dönemlerde, eğer te’lif hakkı anlayışı var idiyse, yazarlar veya yazıya dökülen eserlerin sahipleri için te’lif geliri almak mümkündü. Ama ne yazıkki bu, müzisyenler için geçerli değildi. Çünkü daha önce de belirttiğim gibi, CD, kaset, radyo, TV veya gramafon gibi araçlar olmadığı için sanatçılar kendi eserlerini bizzat kendileri seslendirmek zorundaydılar.

Peki Sting’in aldığı te’lif gelirlerinin İngilizce öğretimiyle ilgisi nedir? İlgisi şudur: Bir İngilizce öğretmeni Sting’i model alabilir. Yani öğrencilerini doğru kaynaklarla tanıştırarak, onların günlük hayatları içinde İngilizce öğrenmeye devam edebilmelerini sağlayabilir.

Günümüz şartlarında İngilizce öğrenmek konusunda kaynak sorunu yoktur. Ama öğretmenin hangi kaynakların öğrenciye uygun olduğunu belirlemesi ve bu konuda öğrenciyi yönlendirmesi gerekir. Bu konuda koordinasyon sağlandıktan sonra, öğrenci artık her yerde İngilizce öğrenmeye devam edebilir. Başka bir şekilde anlatırsak, bir İngilizce öğretmeni evinde arkadaşlarıyla sohbet ederken, öğrencileri evlerinde, ulaşım araçlarında, ofislerinde veya buna benzer sınıf veya dersane dışı ortamlarda İngilizce öğrenmeye veya İngilizcelerini geliştirmeye devam edebilirler.

İngilizce öğrenmek de, sürekli çalışmaların sonucunda ulaşılan bir hedef olduğuna göre, bir öğrencinin sürekli olarak öğrenebilmesini sağlamak en iyi şey olacaktır.

Öğrencilerin sadece öğretmenle birlikte öğrenebildikleri, ama ondan ayrıldıklarında öğrenme sürecine ara verdikleri bir eğitim tarzı çok eksik bir sistemdir ve insanları hayal kırıklığına uğratır. Fakat ne yazık ki bir yandan da çok yaygın bir tarzdır.

Dolayısıyla Sting’le ilgili örneğimdeki gibi, öğrencilerimin benimle birlikte olmadıkları zamanlarda da öğrenmeye devam etmelerini isterim ve teşvik ederim. Benim işim, insanların hayatları boyunca benden ders almalarını sağlamak değil, onların en kısa ve sağlıklı yoldan hedeflerine ulaşmalarını sağlamaktır. Elbette İngilizce öğrenmek isteyenlerin benden veya çalıştığım kurumdan eğitim almalarını isterim. Ama öğrencilerin hızlı ve verimli bir şekilde İngilizce öğrenmeleri esastır. Çünkü bu durumda zaten beni veya çalıştığım kurumu dostlarına tavsiye edeceklerdir. İşin te’lif kısmıysa, onların hedeflerine ulaşma sürecini kısaltmaları konusundaki katkımdan dolayı, mutlu olmaları ve bunu benimle paylaşmalarıdır.

Dolayısıyla ofisimde çalışırken, telefonla veya internet ortamında bir öğrenciyle konuşma şansım olursa ve bana o anda İngilizce bir film seyretmekte, bir kitap okumakta veya bir ses dosyası dinlemekte olduğunu söylediğinde çok mutlu oluyorum. Onlar böyle yapınca benim yüküm hafifliyor mu? Hem evet, hem hayır? Yüküm hafifliyor, çünkü daha hızlı öğreniyorlar, sınıfta anlattığım şeyleri daha kolay kavrıyorlar. Bir yandan da yüküm ağırlaşıyor. Çünkü bana yeni sorularla geliyorlar ve hem onların sorularını cevaplayabilmek hem de onlara önerebileceğim yeni kaynaklar bulmak için benim de daha çok çalışmam ve araştırma yapmam gerekiyor.

Yine de ben bu şekilde öğretmenlik yapmayı seviyorum.

-----------------
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Saturday, March 31, 2007

İNGİLİZCE KELİMELER ÖĞRENMEK İÇİN KULLANABİLECEĞİNİZ YÖNTEMLER (43)




Yabancı dil öğrenenlerin en çok sorduğu sorulardan biri de nasıl kelime öğrenecekleridir. Bu konuda özellikle vurgulamak istediğim şey öncelikle sadece kelimeler değil nasıl kullanılacaklarını da öğrenmektir. Müstakil kelimeler öğrenmek de önemlidir. Bu da ayrıca bir çalışma olarak yapılır. Kelime öğrenmek için yapılabilecek çalışmalar:

· Sözlük okumak: Sözlük okumak çok işe yarar. Çay veya kahve eşliğinde sözlük okuyabilirsiniz. Bu çalışma için bir sözlük ayırabilir ve notlar alarak okuyabilirsiniz. Sözlüğü baştan sona okumanız gerekmez. Hoşunuza giden, ilginizi çeken ve bir şekilde kendinize yakın hissettiğiniz kelimeleri okuyup aşina olabilirsiniz. Bu çalışma da amacınız kelimeleri tamamen öğrenmek olmamalı, kelimelerle tanışmak olmalı.

· Resimli sözlükler: Resimli sözlükler de çok yararlıdır. Bu tür sözlükler, bir kelime grubunu resimlerle verirler. Sözgelimi çocuk odası resmi ve oradaki eşyaların İngilizce karşılıkları vardır. Kelimeleri anlamlı gruplar içinde öğrenmek daha verimlidir. Böyle bir resimli sözlüğü alıp akşamları belirli saatlerde çalışabilirsiniz.

· Kelime ezberlemek: Kelimeleri kartlara yazarak ezberleyebilirsiniz. Her karta bir kelime yazmak şartıyla, kartın bir yüzüne kelimeyi diğer yüzüne de anlamını yazabilirsiniz. Bu desteye her gün 10 kelime ekleyebilirsiniz. Ezberlediğiniz kelimeleri ayrı bir yere koyarsınız, onların zamanla arttığını görmek size heyecan ve keyif verir. Kelime ezberlemek ilkel görünebilir ama oldukça etkili ve keyifli bir yöntemdir. Kelime ezberlemek, güzel bir çalışmadır ancak kitaplar, ses dosyaları veya filmlerle desteklenmezse ezberlediğiniz kelimeleri unutursunuz.

· İngilizce Hikâye kitapları okumak: Hikâye kitaplarını anlayacağınız düzeyin bir derece üstünde seçin ve sözlüğe bakmadan metin içinde anlamaya çalışın. Anlamakta zorluk çektiğiniz veya kelimeyi merak ettiğiniz zaman sözlüğe bakın. Bir hikâye kitabından verimli yararlanmak, onun içinde geçen her kelimeyi anlamak anlamına gelmez. Aksine profesyonel dilciler, her kelimeyi anlamayı beklemeden metindeki mesajı anlamaya çalışırlar. Çünkü anlam, kelimeler üstü bir karamdır.

· Yoğun okuma: İlgilendiğiniz bir konuda biraz ağır bir metin alıp sözlük yardımıyla okuyun. Her kelimede sözlüğe bakabilirsiniz. Metni tamamen çözmeye çalışın. Her kelimeyi inceleyin. Fakat yukarıda verilen ve hikâye kitaplarıyla ilgili çalışmayı daha çok yapın. Metin okumakla sadece kelime öğrenmekle kalmaz ayrıca kelimelerin nasıl kullanıldıklarını da öğrenirsiniz. Bu çok önemlidir.

· Şarkı Sözleri: Müzik dinlemeyi seviyorsanız, internetten şarkı ve o şarkıların sözlerini bularak bunları çözebilirsiniz. Bir öğrencim, bu şekilde İngilizcesini ileri düzeyde geliştirmişti. Sting, Beatles, Dire Straits, Celin Dion, Bruce Springsteen gibi sanatçı ve grupları bu konuda önerebilirim. Arabanızda, ulaşım araçlarında, mutfakta yemek yaparken vs şarkılar dinleyebilirsiniz.

· Film Seyretmek: Film seyretmek yabancı dilinizi ve İngilizcenizi geliştirmek için harika bir yöntemdir. Özellikle alt yazılarını ve dublajlarını değiştirebileceğiniz ve tamamen sizin kontrolünüzde olan DVD formatında filmler seyrederek, kelime haznenizi geliştirebilirsiniz. Ayrıca kelimelerin kullanıldıkları cümleleri görebilir ve o dilin kültürüyle de tanıdık olabilirsiniz. DVD filmleri seyrederken, durdurabilir, ileri veya geri alıp istediğiniz sahneleri tekrar seyredebiliriz. Anlayamadığımız cümleleri alt yazıdan çözebiliriz.

· Ses dosyaları dinlemek: Ses dosyaları, sözgelimi İngilizce hikâye kasetleri dinlerken kendi seviyenizin biraz altında seçin. Bu durumda öğrendiğiniz veya ezberlediğiniz kelimeler pekişir ve aynı zamanda telaffuzlarını öğrenirsiniz. Arabanızda, ulaşım araçlarında, mutfakta yemek yaparken vs şarkılar dinleyebilirsiniz.

· İnternet ve bilgisayar: Bilgisayar ve internet, profesyonel kullanıcılar için önerilebilir. Ben belli bir yaşın altındaki kişilere bir eğitmen veya denetim olmadan internette veya bilgisayarda İngilizce öğrenmeyi önermiyorum. Çünkü internette veya bilgisayarda İngilizce öğrenmeye çalışmanın (denetim ve kontrol yoksa) verimli olmadığını düşünüyorum. Çünkü dünyanın en büyük ve renkli arşivinde belli bir konuya odaklanmanın belli bir olgunluk ve ehliyet gerektirdiğini düşünüyorum.

Kelime öğrenmekte en önemli ilkeler, dilde okumak, dinlemek ve filmler seyretmek, dili hazmetmemizi sağlar. Diller sadece öğrenilmekle kalınmamalıdır. Onları aynı zamanda edinmeliyiz de. Bunu yapmak için de kitaplar okumak, ses dosyaları dinlemek ve filmler seyretmek dili edinmemizi, başka bir tabirle hazmetmemizi sağlar.

Tekrar hatırlatmak gerekirse, kelime ezberlemek yararlıdır, fakat bu ezber çalışması kitap okumak, film seyretmek ve ses dosyaları dinlemek gibi etkinliklerle desteklenmezse boşa giden bir çaba olur.
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------