Showing posts with label internet. Show all posts
Showing posts with label internet. Show all posts

Saturday, February 24, 2007

HİPNOZLA İNGİLİZCE ÖĞRENMEK MÜMKÜN MÜ? (40)


Hipnozla İngilizce öğrenmenin mümkün olup-olmadığı da bu aralar bana sorulan sorulardan. İnsanların zamanları az ve çok çalışıp az kazanıyorlar. Ailelerine ve sevdiklerine ayıracak zamanları çok az. Kimileri de önceliklerini değiştirmek istemiyorlar. Her gün futbol maçları seyretmek, saatlerce internette sörf yapmak ama bir yandan da İngilizce öğrenmek istiyorlar. Ama ne yazık ki olmuyor, çünkü İngilizce de İlgi istiyor.


Zamanlarını dikkatle kullandıkları halde zaman yoksulluğu çeken dostlarım için hipnoz konusu işe yarayabilir. İkinci gruptaki dostlarım için hiç bir şeyin yararı yok. Umarım bir sabah rüyalarında İngilizceyi öğrenmiş olarak uyanırlar. Çünkü yaşamlarından taviz vermedikleri için yabancı bir dili gündüz gözüyle öğrenmeleri mümkün görünmüyor!

Hipnoz konusunda uzman olan dostlarımla yaptığım fikir alışverişlerinde şunu gördüm: Hipnozla insanların inançlarını veya temel değerlerini değiştirmek mümkün olmamaktadır. Sadece bu değişime yardımcı olacak bazı telkinler vermek mümkün olmaktadır. Bu da sigarayı bırakmaya karar vermiş birisinin nikotin tabletleri veya nikotin bantları kullanmasına benziyor. Ama sigarayı bırakmayı gerçekten istemiyorsanız nikotin cikleti kullanmanız bir yere kadar yardımcıdır. Bunun gibi hipnozla da sadece temel değişime giden bazı alışkanlıklar değişebiliyor.

Sözgelimi bir öğrenciyi hipnoz ederek İngilizceyi sevmesi gerektiğini söyleyebilirsiniz. Fakat bu durum uzun sürmeyecektir. Çünkü bir dile sevgi duyulması daha çok kalple ilgilidir. Ama hipnoz ettiğiniz birisine İngilizcenin sempatik yanlarını görmeyi telkin ederseniz, uyandığında zihni bu şekilde çalışacaktır ve zamanla İngilizceyi veya öğrenmekte olduğu yabancı dili sevebilir. Ama bir insana hipnozla telkin vererek onun bir dili, bir insanı veya bir kavramı birden bire sever hale gelmesini sağlayamazsınız.

Eğer yabancı dil öğrenmek isteyen bir insanı hipnoz etseydim ona hangi telkinleri verirdim? Uyandığı zaman bir program yapmasını, gününün belli bölümlerini öğrenmekte olduğu dilde okumalar yapmaya, filmler seyretmeye ve kasetler dinlemeye ayırmasını telkin ederdim. Ona İngilizceyi sevmesi gerektiğini telkin etsem bile asıl vurguladığım şeyler onun İngilizceyi sevmesini sağlayacak bazı çalışmaları yapması gerektiği olurdu. Çünkü gerçek hayatta da bir şeyi sadece onu sevmek istediğimiz için sevemeyiz. Eğer bir şeyi sevmeye ve ona değer vermeye ihtiyacımız varsa bile bunun ilk basamağı önce bunun için sebepler bulmak ve bu sebepleri canlı tutmaktır. Kısaca belirtmek gerekirse bir kişiye başka bir insanı veya bir kavramı sevmeyi emredemeyiz. İnsanlara bir şeyi sevmeyi veya önemsemeyi sadece tavsiye edebiliriz ve bunu yapmaları için sebepler ve yollar gösterebiliriz. Çünkü kalp emirle çalışmaz.

Başarılı olmak istediğini söyleyen birisini hipnoz etseydim ona vereceğim telkinler de aynı şekilde olurdu. Hipnoz seansından önce onunla konuşarak başarılı olması için gereken şartları belirlerdim. Onu hipnoz ettiğimde de uyandığı zaman bu şeyleri yapmasını telkin ederdim. Sözgelimi bir şirkete girip satış işini öğrenmesini telkin ederdim. Bir insana “bir gün başarılı bir iş adamı veya iş kadını olacaksın” diye telkin vermek elbette yararlı olabilir ama bu hedefe götüren ara basamakların yerine getirilmesiyle ilgili telkin vermek daha mantıklı olacaktır. Ara hedefler belirsizse ana hedef de güzel bir rüya olmaktan öteye gitmeyecektir.
-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeni, İletişim Danışmanı, Okunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Tuesday, June 20, 2006

YABANCI DİL ÖĞRENİMİNDE BİLGİSAYAR KULLANMAK, SİHİRLİ DEĞNEK ETKİSİ MEYDANA GETİRİR (Mİ?) (35)



Bilgisayar, son moda tutkularımızdan. Söz gelimi, bir çok insan, bilgisayar kullanan çocukların çok zeki olacağını sanıyor. Bilgisayar kullanan çocuklar daha zeki olabilir. Fakat, hangi konuda daha zeki olacaklar? Zeki olacaklar ama mutlu olacaklar mı? Kendileri mutlu olsalar da etraflarındakiler mutlu olacaklar mı? Bu ve bunun gibi bir çok soru da sorulabilir. Bu soruları sadece bilgisayar kullananlar için değil her konuda sormak mümkün.

Yabancı dil öğrenirken bilgisayar kullanmak ta önerilen yöntemlerden. Fakat burada da bir ayrıma gerek duyuyorum. Hangi bilgisayarı kullanmaktan söz ediyoruz? Online olan, yani internete bağlı bir bilgisayarı kullanmaktan mı, yoksa internete bağlı olmayan bir bilgisayarı kullanmaktan mı?

Neyse biz şimdilik interneti dışarda bırakalım ve bilgisayarla yabancı dil öğreniminden söz edelim. Efendim, bilgisayarın dört duyu organına hitap ettiğini bu açıdan eğitimde daha etkili olduğu söyleniyor. Ders içi sunumlarda bu doğru olabilir. Fakat ders dışı çalışmalarda bunu sorgulamak gerekir diye düşünüyorum. Bilgisayarın dört duyu organına hitap etmesi ve bir insan için ofis anlamına gelmesi aslında büyük bir sorun olmaktadır. Yani siz bütün işlerinizin, ilgilendiğiniz alanlarla ilgili görsel, işitsel, yazılı dokumanlarınızı içeren bu ofise girip sadece İngilizce çalışmak istiyorsanız, otokontrolü çok sağlam biri olmalısınız. Günümüzde bunu yapmak özellikle zor. Neden?

Özellikle okuma alışkanlığının olmaması ve onun yerine geçen sözlü-sağlıklı bir kültürün olmaması sebebiyle de, insanların kozmik/ birikim yaşı olması gerekenden düşüktür. Yani sizin yetişkin sandığınız bir insan aslında yaşı kadar birikime sahip olmuyor. Zaman yönetimi, hedef belirleme ve disiplinli çalışma gibi alışkanlıklardan yoksun ve de yaşı küçük bir öğrenci için bu hepten zor. Bu tür bir öğrencinin ya da yetişkinin kendi odasında bilgisayarını açtığında İngilizce, Almanca; Çince ya da Arapça çalışacak bir otokontrole sahip olduğuna inanamıyorum.

Yetişkin ve hedefleri net olan birisinin bilgisayarla İngilizce öğrenmeyi başarabilmesi, özellikle gençlerin bunu yapabileceği anlamına gelmemektedir. Çalıştığım üniversitede çok gayretli ve bilgisayar-internet kurdu diyebileceğim bir arkadaşım vardı. Tamamen hedeflerine odaklanmıştı ve birkaç dili okuyup anlayabiliyordu. Onunla bilgisayarla yabancı dil konusunu masaya yatırırdık. Herkesin onun gibi hedef-odaklı olmadığını, öğrencilerin bilgisayar başına geçince İngilizce çalışmayacaklarını ona sık sık söylerdim. Okumak, dinlemek ya da film seyretmek gibi temel alışkanlıkları olmayan bir öğrencinin bilgisayar kullanarak İngilizce ya da başka bir dili öğrenmesi bana “sevimli bir fantezi” olarak gelmektedir.

Yolculuk yaparken sesli yayınlar dinlemek, oturup eğlenceli kitaplar okumak ya da güzel bir filmi sabırla seyretmek konusunda yeterince sabrı olmayan bir öğrenci düşünün: bilgisayarın başına oturacak ve onca alternatif arasında İngilizce ya da başka bir yabancı dil çalışacak! Bana inanılır gelmiyor.

Sınıf içinde ya da dışarda kontrollü olarak, gençlerin bilgisayarla yabancı dil öğrenmesi mümkün. Fakat, bilgisayar programları hala okumak, dinlemek ya da film seyretmek gibi temel etkinliklerin yerini dolduramıyor. Bunları bilgisayarla yaparız diyorsanız, o da kendinizi masaya mahkûm ettiğiniz anlamına gelir. Modern insan, zaten meşgûl. Neden otobüste, mutfakta, arabada ve buna yerlerde geçen zamanımı basit bir MP3 çalardaki dosyaları dinleyerek değerlendirmek yerine, her akşam bilgisayarıma kavuşacağım anı bekleyeyim? Akşam zamanınız varsa yine geçin bilgisayarınızın başına. Ona bir sözüm yok. Ama sözgelimi vapurda yabancı dilde yazılmış kitaplar, dergiler okumak, ya da ses dosyaları dinlemek çok karizmatik değil mi?

Bilgisayarla İngilizce çalışmak da sihirli değnek değil. O da zaman ve sabır istiyor. Hem de fazlasıyla. Onca eğlenceli dosya, film, ya da sizi bekleyen işleri reddedip bir konuya odaklanmak ta her babayiğidin harcı değildir.

-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeni, İletişim Danışmanı, Okunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------