Sunday, February 17, 2008

AMERİKA, KANADA VEYA İNGİLTERE’DE OLMAK, İNGİLİZCE ÖĞRENEBİLMEK VE KONUŞABİLMEK İÇİN YETERLİ MİDİR? (55)


Yabancı dil öğrenimi konusunda bana danışan okurlarımın çoğunluğu yurt içinden olsalar da, son zamanlarda yurt dışından da bana danışanlar olmaktadır. Bu yazımda bir yabancı dili, konuşulduğu ülkede öğrenmeye çalışan okurlarıma bazı öneriler sunmak istiyorum.

Bir dili, konuşulduğu bir ülkede öğrenmenin avantajlı bir durum olduğunu söyleyebilirim. Fakat bu avantajlardan yararlanmak için bazı şeylere dikkat etmek gerekiyor.

Birincisi, sokakta veya sosyal hayatta öğrenip-edindiğiniz İngilizcenin nitelik ve niceliğine güvenmeyin. Sokağın veya sosyal hayatın bir faydası, o dili duyumsamak ve kullanmak olabilir. Ama sosyal hayata hazırlanmış olarak girmezseniz, öğrenmekte olduğunuz dili konuşarak kullanmak ve konuşma becerinizi artırmak neredeyse imkânsız gibidir. Sokak veya sosyal hayat, dersane veya sınıf değildir. Bu iki kavram, sokak ve sosyal hayat, daha çok atölyeye benzerler, yani daha önceden öğrenmiş olduklarınızı uygulamaya koyup-pekiştirebilirsiniz. Ben de Paris’te Fransızca konuştum. Ama konuştuğum Fransızca cümleler, daha önce öğrenmiş olduklarımdı.

Sadece sosyal hayatın dil edinimi için yeterli olmadığını bana gösteren ve 2 yıldır Türkiye’de yaşamakta olan iki Uzak doğulu arkadaşım var. Bu arkadaşlarımın Türkçeleri hiç de iyi değildir. Çünkü Türk televizyonlarını veya Türk filmlerini seyretmezler. Türkçe kitap okuma alışkanlıkları da yoktur. Günlük hayatta edindikleri Türkçe “girdileri" de onların dil havuzlarını doldurmamakta ve dolayısıyla Türkçe “çıktı”ları, yani konuşma becerileri de gelişmemektedir. Dil konusunda, üretmek istediğinizden daha fazlasını öğrenmeniz ve edinmeniz gerekir.

Bunun tersine bir örnek de vermek isterim. Bir gün Amerika’dan bir misafirimiz gelmişti ve İngilizceyi çok güzel konuşuyordu. Öğrencilerim şöyle bir yorumda bulundular: “Amerika’dasınız ve böyle güzel İngilizce konuşmanız doğal.” Misafir bayanın cevabı ilginçti: “Sandığınız gibi değil. İngilizceyi ilerletmek, sokakta gezerek mümkün olmuyor. Ben her akşam televizyon seyrederim. Aksi hâlde, İngilizcem bu kadar gelişmezdi.”

Buradan çıkarılması gereken sonuç şudur: Bir dilin konuşulduğu ülkedeyseniz, günlük hayat içinde duyduklarınızla yetinmemeli ve günün belli bir kısmını o dilde okumalar yapmaya, radyo dinleyip, filmler seyretmeye ayırmalısınız. Bu etkinlikler, sizin dil öğreniminizde “kaldıraçlar” olacaklar ve İngiltere’de veya Amerika’da oluşunuzu avantajlı bir hâle getireceklerdir.

Bu arada özellikle gramer dersleri almak oldukça yararlıdır. Gramer bilgisi, okuduklarınızı ve duyduklarınızı daha kolay çözmenizi sağlar ve bu da öğrenmeyi, daha önemlisi edinmeyi hızlandırır. Çünkü beynimiz, çözebildiği ve anlamlandırabildiği şeyleri öğrenebilmektedir. Ayrıca hemen konuşmaya çalışmak yerine, daha çok dinlediklerinizi anlamaya ve öğrenmeye çalışmanız yerinde olacaktır.

Sadece sosyal hayatınızı sürdürerek de İngilizce öğrenebilirsiniz. Fakat bu hem uzun sürer, hem de çevrenizin belirlediği bir İngilizce öğrenip-edinmiş olursunuz. Sözgelimi sadece esnaflarla bir aradaysanız, onlar gibi İngilizce konuşursunuz. Konuyu size bir örnekle anlatmaya çalışayım.

2 yabancı vatandaşın Türkiye’ye geldiklerini ve birisinin bir lokantada garsonluk yaptığını ve akşamları uydudan sadece kendi ülkesinin televizyonlarını seyrettiğini, ama sözgelimi TRT televizyonu gibi bir Türk kanalını seyretmediğini düşünün. Diğer yabancı vatandaşınsa gündüzleri bir lokantada çalışmakla birlikte, akşamları TRT gibi bir kanalı seyrettiğini varsayın.

1 yıl sonra, bu iki yabancı vatandaştan hangisinin Türkçesi daha iyi olacaktır? Elbette akşamları TRT’yi seyreden kişinin Türkçesi daha çok gelişecektir. Bir de Türkçe yayın yapan radyoları dinleyip, zamnla Türkçe yayınlar da okumaya başladığını düşünün. Bu kişinin Türkçesi daha da hızlı gelişir. Ayrıca, TRT’yi seyreden kişinin Türkçesi, yerel bir Türkçe de olmayacak, Türkiye’de kullanılan resmî Türkçe olacaktır. Ama sadece lokantada çalışırken edindiği Türkçeyi öğrenen kişi, belki de, sözgelimi iç Anadolu da konuşulan Türkçe’yi öğrenecektir. Çünkü duymakta olduğu Türkçe odur.

İkincisi ayrıca, yurt dışında da olsanız, çevrenizin size sunduğu dil kalitesine değil, sizin seçtiğiniz bir dil kalitesine ulaşmayı hedeflemelisiniz. İngiltere’ye, Amerika'ya veya Kanada'ya kadargidip de, sözgelimi sadece çarşıda konuşulan İngilizceyi öğrenmek biraz düşük bir kazanım olmaz mı? Neden daha üst düzeyde bir İngilizce öğrenmeyesiniz?

Üçüncüsü, hedeflediğiniz kalitede bir İngilizce konuşan kişilere hayatınızda yer ayırmalısınız. O kalitede bir dilin konuşulduğu yerlerde bulunup, o dili içeren seminerler, radyo programları dinlemeli veya filmler seyretmelisiniz. “Türk vatandaşlarıyla zaman geçirmeyin veya Türk televizyonlarını seyretmeyin” demiyorum elbette, ama hedeflediğiniz dile hayatınızda yer açmalısınız.

Dördüncüsü ve belki de en önemlisi, yurt dışına dil öğrenmeye gitmeden önce, o dilde kendi ülkenizde belli bir seviyeye gelin. Yurt dışına belli bir seviyede dil becerisiyle donanmış olarak giderseniz, orada daha çok şey öğrenirsiniz ve yaptığınız masraflara değer. Aksi hâlde, kendi ülkenizde öğrenebileceğiniz şeyleri yurt dışında öğrenerek, hem para hem de zaman kaybedersiniz. Unutmayın yurt dışına ne kadar donanımlı giderseniz, orada da o kadar çok İngilizce-yabancı dil öğrenirsiniz. Ne yazık ki gerekli hazırlıkları yapmadan, sadece yabancı bir ülkeye giderek İngilizce öğrenme çabanız, bir hayal kırıklığı getirebilir.

Yukarda sözünü ettiğim ve birer “kaldıraç” işlevi gören çalışmaları yapmak şartıyla, İngiltere’de veya Amerika’da olmak İngilizce öğrenme konusunda büyük bir avantajdır.

-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeniİletişim DanışmanıOkunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

No comments:

Post a Comment