Sunday, June 15, 2008

İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK KONUSUNDA SİZE BİR “İYİ”, BİR DE “KÖTÜ” HABERİM VAR! (61)



İngilizce veya başka bir yabancı dil öğrenmek istiyorsanız, size bir “iyi”, bir de “kötü” haberim var.

Size “kötü” gelebilecek olan haberimiz şu: Yabancı bir dili öğrenmek için de çalışmanız; bu konuya zaman ayırmanız gerekmektedir. Acı (!)gerçek şu ki, size heyecan ve keyif veren bir çok etkinlik varken, onlara kısa bir süre ara verip, İngilizce ile ilgilenmeniz kaçınılmaz bir etkinlik. Sosyal hayatı ve iş hayatı çok hareketli ve renkli olan bir öğrencime dediğim gibi: “Onca eğlenceli veya para kazandıran etkinliği kısa bir süre için de olsa bir yana itmek ve yabancı bir dili öğrenmek üzere kenara çekilmek ve çalışmak sana çok ilginç ve çekici gelmeyebilir. Ama yabancı dil öğrenme sürecinin kendisiyle birlikte ve sonunda gelen şeyler bence herkes için çekicidirler veya herkes, bu süreçte kendisi için yeterince çekici olan en az bir şey bulabilir.”

İkinci ve “iyi” haberim de şu: Yabancı dil öğrenme süreci, oldukça keyifli bir hobiyle meşgul olmak kadar eğlenceli olabilir. Çünkü yabancı dil öğrenimi, sözgelimi sözgelimi matematik öğrenimi gibi değildir. Bence matematik, oldukça “kıskanç” ve odaklanma isteyen bir bilim dalıdır. Ve matematikte ne kadar iyiyseniz, sosyal hayattan da o kadar “kopuk” olursunuz derler. Matematik çalışırken, sadece matematiğiniz gelişir. Tabi ki bu da az şey değildir. Çünkü matematik düşünebilmenin de bir sürü yan etkisi ve yararı vardır. Hem kişinin amacı da zaten budur.

Fakat bir filmi seyrederken, bir hikâyeyi, romanı okurken veya bir şarkıyı dinlerken, matematik çalışamazsınız, ama bunları yaparken, bir yandan da İngilizce öğreniyor olmanız mümkündür. Daha farklı bir şekilde ifade etmek gerekirse, günlük hayatta zaten yapmakta olduğunuz bir çok şeyi yeniden ele alıp-çerçeveleyerek, aslında hayatınızda büyük bir değişiklik de yapmadan, bir yandan İngilizce öğrenmeye devam edebilirsiniz.

Sözgelimi, diyelim ki zaten yabancı şarkıları dinlemeyi seviyorsunuz. İngilizce öğrenmeye başladığınızda, artık şarkıları daha bir dikkatle dinleyebilir, internetten şarkı sözleri indirebilir ve hem müzik dinleyip hem de İngilizce öğrenebilirsiniz.

Mesela bir çoğumuz filmler seyretmeyi severiz. Yapacağınız şey, sevdiğiniz filmleri İngilizce dublaj ve Türkçe alt yazıyla seyretmektir. (Bir süre sonra her ikisi de İngilizce olabilir.) Bu durumda “bir taşla iki kuş” vurmuş bulunacaksınız. Böylece, İngilizce’ye müstakil olarak ayırmak zorunda olduğunuz zaman o kadar çok olmak zorunda kalmayacaktır.

Sözgelimi fıkra, makale veya kısa yazılar okumayı seviyorsunuz, bu durumda sözü geçen bu şeyleri İngilizce olarak okuyabilirsiniz.

Diyelim ki video seyretmeyi seviyorsunuz. İngilizce konuşulan veya İngilizce altyazılı olan videolar seyredebilirsiniz. Hatta bu videoları belirli bir konuda seçerek, hem belli bir konuda uzmanlaşmamız, hem de İngilizcenizi geliştirmeniz mümkün.

Mesela ben radyo dinlemeyi severim. Bir yandan da Fransızca öğreniyorum. Peki sizce radyo dinleme keyfini bu amacımla nasıl birleştirdim? Geceleri çalışırken, Paris’ten canlı yayın yapan bir radyoyu dinliyorum. Paris’te bulunma şansını yaşamış olduğum için de, hem o günleri hatırlıyorum, hem de yeniden radyo programları yapmayı planladığım için dinlediğim programlardan yeni fikirler edinme şansım oluyor. Bir yandan da Fransızca öğrenmiş oluyorum!

Dolayısıyla “İngilizce çalışmak için zaman lazım” diyen kişiler biraz haksızlık yapıyorlar. Aslında daha önce yaptıkları şeyleri, yeniden organize ederek, ekstra bir zaman harcamadan da İngilizce öğrenebilirler. Tabi ki bir kursa gitmek, ders almak veya klasik anlamda masaya oturup bazı çalışmalar yapmak gerekiyor. Ama İngilizce öğrenmek için sürekli olarak masaya oturup, sadece klasik bir şekilde ders çalışmanız gerekmiyor. Otobüslerde ses dosyaları dinleyebilirsiniz. Evet bilgisayarda da İngilizce çalışabilirsiniz. Ama kent yaşamında yolda, mutfakta veya bekleme salonlarında geçen zamanlarınızı bir hesap ederseniz, İngilizce ses dosyaları dinlemenin size nasıl zaman kazandıracağını sizler de hesap edebilirsiniz. Vapurda veya oturarak seyahat etme şansı yakaladığınız diğer araçlarda İngilizce ders kitapları veya hikâye kitapları da okuyabilirsiniz. Sözgelimi birlikte İngilizce çalıştığımız bir avukat hanım, kent içinde çokça seyahat ettiği için vapurlarda İngilizce çalışıyor.

Tekrar etmek gerekirse, İngilizce veya yabancı bir dili çalışmak, sözgelimi matematik gibi başka bir branşı çalışmaktan farklıdır. Eskiden beri yapa geldiğiniz bazı etkinliklerinizi İngilizce ile birleştirerek, bir taşla bir sürü kuş vurabilirsiniz.

Ne dersiniz?
-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeniİletişim DanışmanıOkunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

No comments:

Post a Comment