Thursday, June 26, 2008

YABANCI DİL ÖĞRENİMİNDE GENEL KÜLTÜRÜNÜZÜN GENİŞ OLMASININ ÖNEMİ (64)




Çok basit ve günlük bazı ihtiyaçlarınızı gidermek için bir yabancı dil mesela İngilizce öğrenmek istiyorsanız, bir İngilizce kılavuzu alıp, içinde yer alan cümleleri ezberlemeniz ve daha sonra kullanarak edinmeniz-pekiştirmeniz yeterli olur. Fakat daha büyük bir vizyonun bir parçası olarak yabancı bir dili öğreniyorsanız, genel kültürünüzü de geliştirmeniz gerekir. Yıllardır insanların yabancı dil öğrenmelerine yardımcı olan birisi olarak fark ettiğim en önemli şeylerden birisi de budur.

Çünkü ileri dil, ileri fikir dünyası olanlar için gereklidir. Sözgelimi çocuklar için “ileri İngilizce” ders kitapları yoktur. Çünkü çocuklar ileri seviyede duyarlı olsalar da, duygularını fikirlere dönüştürmüş değillerdir ve söze dökme gereği de duymazlar. Duygularını anlatmak daha çok beden dillerini kullanırlar. Dolayısıyla zaten ana dillerinde de çok kompleks konuşmadıklarından, yabancı bir dili de kompleks bir şekilde kullanmalarına gerek olmaz. Bu sebeple çocuklar için yazılmış olan herhangi bir “ileri İngilizce” kitabı yoktur.

Aynı durumu yetişkinler de yaşarlar. İngilizce öğrenmek konusunda bana danışan yetişkinlerin çoğu, ileri düzeyde İngilizce öğrenmek istediklerini belirtiyorlar. Fakat fikir dünyalarını “şöyle bir” yokladığımda, bir çok yetişkinin ana dillerinde çok karmaşık ve çeşitli konularda metinler okumadıklarını veya bu tür konularla ilgilenmediklerini anlıyorum. İleri düzeyde İngilizce öğrenmek istiyorlarsa, onlara genel kültürlerini de geliştirmelerini ve anadillerinde de okumalar yapmalarını da öneriyorum. Çünkü anlatacak ayrıntılı ve kompleks şeyleriniz yoksa, yabancı bir dili ileri düzeyde öğrenmenize de gerek yoktur. Zaten ileri düzeyde bir yabancı dil öğrenemezsiniz veya dili bir zarf olarak düşünürseniz, bu zarfın içine koyup karşınızdaki kişiye sunacak bir şeyiniz yoktur.

Bir de kişinin konuşma ve yazma seviyesinin, her zaman okuduğunu ve dinlediğini anlama düzeyinden daha aşağıda kaldığını hesaba katarsak şu ortaya çıkar: Dil ve kültür birikiminiz çok olmalı ki, oradan sızan üretim de hatırı sayılır olsun.

İngilizce öğrenirken en çok zorlanan öğrenci gruplarından birisi, genel kültürü zayıf olan öğrencilerdir. Çünkü sorun sadece dil değildir, metinlerin içerdiği konuları anlamakta güçlük çekerler. Daha net bir şekilde anlatmak gerekirse, bir okuma parçasının “Feminizm” kavramı etrafında yazıldığını var sayalım. Bu konuya az-çok vakıf olan birisi sözlük ve kısa açıklamalar yardımıyla bu metni anlayabilir. Ama konuya vakıf olmayan birisine bütün kelimeleri verseniz de metni anlayamayabiliyor. Çünkü aslında metnin içeriği olan konu hakkında fikri yoktur. Fakat öğrenci, genel kültürünün azlığının farkında olmaz, o, sorunun sadece İngilizcesinin yeterli olmaması sanır.

Genel kültürün geniş olması özellikle KPDS, YDS, TOEFL ve benzeri sınavlara hazırlanan kişiler için özellikle çok önemlidir. Bu tür sınavlarda, katılımcıların genel kültür düzeyleri ölçülmemektedir. Ama her sorunun ve özellikle okuma-reading sorularının bir konusu vardır. Dolayısıyla genel kültürü geniş olan kişiler, bu konulara önceden de aşina olduklarının farkına varırlar. Bu durum da metni daha iyi kavramaları konusunda inanılmaz bir oranda yardımcı olur. Fakat şu çok önemlidir: Metinle ilgil soruları genel kültürlerine göre değil metne göre cevaplamaları gerekir.

Dolayısıyla ben sözgelimi üniversitede okuma-reading dersleri verirken, öğrencilerle önce metnin içeriği hakkında fikir alış-verişi yapardım. Metnin içeriği ve ana fikri konusunda fikri edinen öğrenciler, dil öğelerini evde sözlük ve gramer yardımıyla çözebiliyorlardı. Ayrıca öğrencilerime anadillerinde de bol bol okumalarını, gazete ve dergileri incelemelerini önerirdim. Hazırlık okulunda ilk kurlardaki öğrencilere Türkçe gazeteler, dergiler veya kitaplardan okuma ödevleri verirdim. Çünkü genellikle öğrencilerin okuma alışkanlıkları zayıf olmaktaydı ve yılın başında sahip oldukları İngilizce düzeyi de gazete, dergi veya kitap okumaya yetmiyordu. Bazı öğretmenler, öğrencilerin sadece İngilizce ile ilgilenmeleri gerektiğini söylediklerinde cevabım şu olmuştu: “Bu öğrencilerin sadece İngilizce ile ilgilenmediklerini ve her gün Türkçe ama oldukça basit olan dizileri veya programları seyrettiklerini biliyoruz. Bunun yerine anadillilerinde seviyeli ve nitelikli şeyler okuyup dinlemeleri yabancı dil öğretmenlerinin işini kolaylaştırır. Çünkü bazı alışkanlıkları anadilde ediniriz.”

Özellikle hazırlık okulları, üniversitelerin portali yani giriş kapısıdırlar. Burada öğrencilere sadece yabancı bir dili öğretmek değil, başka bir sürü alışkanlığı kazandırmak zorundasınızdır. Genel kültürlerini genişletmeleri konusunda onlara yardımcı olmak, okuma alışkanlığı kazandırmak ve öğretmenden başka kaynakları da kullanma alışkanlığı vermek gibi şeyler de hazırlık okulunun görevleri arasındadır.

-----------------
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

1 comment:

  1. This comment has been removed by the author.

    ReplyDelete