Showing posts with label foreign language. Show all posts
Showing posts with label foreign language. Show all posts

Tuesday, December 18, 2007

NEDEN YABANCI DİL ÖĞRENİMİ KONUSUNDA, BU YAZILARI YAZIP BİLGİÇLİK YAPIYORUM? (52)




Yabancı dil ve özellikle İngilizce öğretimi ve öğrenimiyle ilgili sayfalara baktığınızda bir sürü kaynak veya dokuman görürsünüz. (Bunun için aşağıda link vermiş bulunmaktayım.) Fakat benim sayfamda durum böyle değil. Neden benim bu sayfamda sadece yazılar var ve durmadan “bilgiçlik” yapıyorum? Sizlere bu sorunun cevabını vermek isterim.

Yabancı dil öğrenen kişilerin, bazı diller dışında, kaynak bulma sorunu yoktur. Özellikle internetten her türlü kaynağı indirmek mümkündür. Hatta yabancı bir dili öğrenen kişilerin sıklıkla yaşadıkları bir sorun da şudur: Sınırsız sayıda kaynak içinde, bir oraya, bir buraya savrulurlar ve neye çalışacaklarını şaşırırlar. Çünkü asıl sorunlar, konuya bakış açısından doğarlar ve kaynakların kullanımı sırasında ortaya çıkarlar.

Zira kişilerin yabancı dil öğrenimi konusuna bakış açıları genellikle sağlıklı değildir ve hangi kaynakları, hangi beklentiyle kullanacaklarını bilmezler. Bunu bilmeleri de zordur. Çünkü günlük hayatlarının telaşı içinde, acil ve öncelikli işlerini yaparken, yabancı dil konusuna kafa yoramazlar. Bu konuda doğru cevapları getirecek olan doğru soruları sormak için de oturup-düşünmek, yani zaman harcamak lazımdır.

Bundan dolayı, benim sayfamda bir yığın kaynak yerine, yabancı dil öğrenimine nasıl bakmak gerektiğini anlatan ve hangi kaynakların kullanılması gerektiğinden söz eden yazılar vardır. Geri kalanını okuyucu zaten kendi başına çözebilir.

Ben her zaman öğrencinin düşünce tarzını ele alır, eğitime önce ordan başlarım. Bir insanın, bir konuya bakış açısı yanlışsa veya eksikse, çalışmaları tatsız bir serüvene dönüşür. Söz gelimi kişi, öğrenmesi gereken yabancı dili, ulaşmak istediği hedefleriyle, kendisi arasında bağ kuran bir köprü olarak değil de, hedefleriyle kendisi arasında duran sevimsiz bir engel olarak görüyorsa, o kişi yabancı dil öğrenemez. Böyle bir kişi, içinde neler olduğunu anlamadığı ve sevmediği bir yemeği yemeğe çalışır gibidir.

Başka bir örnek daha vermek gerekirse, sözgelimi kişi, gramer öğrendiği zaman, o yabancı dili konuşacağını sanıyorsa, yine başka bir hata yapmış olur. Gramer çok kıymetli bir anahtardır ve önemlidir ama aslında en önemli görevi ve işlevi, bizim diğer kaynakları anlamamızı ve edinmemizi sağlamaktır. Gramer öğrenmek, hedeflenen yabancı dili öğrenmek anlamına gelmez. Yukarda verdiğim ve kişinin yanlış düşünce tarzıyla hareket ettiği her iki durumda da, elindeki kaynaklar işe yaramazlar.

Bu sebepten ben bu sayfada, daha çok, kişilerin konuya sağlıklı bakmalarını sağlayacaklarına inandığım yazılar yayımlıyorum. Yoksa bu sayfayı binlerce kaynakla doldurup, daha çok ziyaretçi gelmesini sağlayabilirdim.

Benim yapmaya çalıştığım ve aldığım geribildirimlere göre de büyük ölçüde başardığım şey, birincisi insanlara ellerindeki kaynakları nasıl kullanacaklarını göstermektir. İkinci olarak da, bilmedikleri ve hatta küçümsedikleri bazı kaynakların onlara ne kadar yararlı olacaklarını anlatmaktır. (Filmler, ses dosyaları radyo vs.)

Ben size bir inşanın planını ve kullanılacak olan malzemelerin türünü ve kalitesini veriyorum. Çünkü yapı malzemeleri her yerde var ve bulabiliyorsunuz diye düşünüyorum.

-----------------
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Monday, October 24, 2005

ÖĞRENMEKTE OLDUĞUMUZ YABANCI DİLDE SESLİ YAYINLAR DİNLEYEREK BİLİNÇALTIMIZI BESLEMEK HAYATİ BİR ÖNEME SAHİPTİR (12)


Merhum Ayhan Songar, bir yazısında ilginç bir araştırmadan söz etmişti Bu araştırmaya göre, işitme yeteneğini sonradan kaybeden kişiler görme yeteneğini sonradan kaybeden kişilere oranla daha çok depresyona giriyorlardı. Bunu okuduktan sonra, bir gün bir ilkokulun önüne gittim; çocuklar teneffüstelerdi ve ben önce gözlerimi kapattım, onları dinledim. Sonra gözlerimi açıp, kulaklarımı tıkadım. Allah böyle bir sınav yaşatmasın, ama sesini duyduğum, fakat görmediğim bu manzarayı dünyayı hayal edip-aynı neşeyi duyumsayabilirken, o manzarayı gördüğüm hâlde, sesleri duyamayınca aynı derinliği hissedemedim! Ben temel olarak işitsel bir insan olsam da, o yazıyı okuduktan sonra dinlemenin ne denli önemli olduğunu daha iyi anladım. Fakat ne yazık ki kişisel gelişim adına bilmişlik yapan kişilerin, görselliğe yaptıkları aşırı vurgu, zavallı kulaklarımızı bize unutturuyor!

Herkesin gözü bilinçaltımızda

Reklamcılar, sinemacılar, hükümet vs herkesin gözü bilinçaltımızda. Biz neden bilinçaltımızı kullanmıyoruz?: Bunu yapmanın en iyi yollarından birisi, öğrenmekte olduğunuz dilde hikâyeler/ konuşmalar/ radyo yayınları dinlemektir. Çünkü dinlemek zamansızlığa da iyi bir çözümdür. Mutfakta, otobüste, metroda ve bir çok yerde dinleyerek yabancı dil öğrenebilirsiniz. Dinlemek sizi başka aktivitelerle paylaşır, ama seyretmek meşgul edici ve kıskanç bir etkinliktir.

Fazla kontrolcüyüz! İnsan uyur, bilinçaltı uyumaz!

Sözgelimi, yemek yaparken ya da araba kullanırken, bir şeyler dinlemek, “kontrolcü” ve “mükemmelci” kişilere pek yararlıymış gibi gelmez, çünkü kendilerini tam olarak veremedikleri bir etkinliğin yararsız olduğu hissine kapılırlar ve bu tür etkinlikleri pek önemsemezler. Hâlbuki araba kullanırken zaten kitap okuyamaz ya da yazamayız. Hiç değilse bir şeyler dinleyebiliriz. Mükemmelcilik, bizi bir şeyi görmekten alıkoyar: Biz yemek yaparken ya da araba kullanırken, bilinçaltımızın açık olduğunu, mesajları aldığını hatta bilinçaltımızın çok da savunmasız olduğunu unuturuz. Bu değerli hazineyi kullanmaz, ihmal ederiz.

Aslında çok vaktimiz var!

Yabancı dil öğrenirken bilinçaltımızı kullanabiliriz ve kullanmalıyız da. Yürürken, arabada, mutfakta yemek yaparken, tıraş olurken, makyaj ya da yüz bakımı yaparken, sözgelimi, hikâye kasetleri/ CD’leri dinleyebiliriz. Bu arada meşgul olduğunuz iş zihinsel bir çaba gerektirmiyorsa, dinleme etkinliğimiz sırasında sadece bilinçaltımız değil bilincimiz de öğrenme etkinliğine katılacaktır.

Mutfağınız dersane olabilir!

Öğrenmekte olduğumuz dilde bize düzensiz gelen ve ezberlemekle başa çıkamayacağımız bazı ayrıntılar vardır. Bilinçaltımız, bu düzensiz görünen ayrıntıları öğrenebilir, daha doğrusu zaman içinde edinebilir. Sözgelimi İngilizce’de telaffuz konusunda belli kurallar yoktur. Bir kural varsa, o kuralın bir sürü istisnası vardır. Bunları, öğrenmenin yanı sıra duyarak zaman içinde edinmek daha kalıcı ve etkili bir yöntemdir.

Ben de, öğrencilik yıllarımda, mutfak sırası bana geldiğinde, başka bir deyişle yemek ve bulaşık nöbetindeyken, yüzlerce kaset/ CD dinledim. Ellerim bulaşıkta, kulaklarım kaset-çalarımdaydı! Zihnim zaman zaman meşgul olduğum işe dalsa bile, bilinçaltım besleniyordu.

Çocuklar gibi dinleyin!

Dinlemek en başta fıtrî, yani insanın mizacına uygun bir dil edinim yoludur. Çocuklar böyle öğrenirler. Onlar okuma yazma bilmezler, sadece dinleyebilirler. Anne-babaları ve çevrelerindeki insanlar güzel konuşuyorlarsa, çocuklar da güzel konuşur. Tersi bir durumda, çocukların dil kullanımı da zayıflar.

Telaffuzunuz gelişir!

Öğrenmekte olduğunuz yabancı dilde sesli yayınlar dinlerseniz, zaman içinde telaffuzunuz gelişir. Bu gelişmeyi hemen farkına varmazsınız. Ama çevrenizdeki insanlar, özellikle konuştuğunuz yabancılar bu gelişmeyi farkedeip, size söylerler.

Öğrenmekte olduğunuz yabancı dil ile dost olursunuz!

Öğrendiğiniz yabancı dil, artık size “yabancı” gelmez, onunla duygusal bağ kurar ve “kanka” olursunuz. Konuşmalarınız yavaş yavaş ve siz farkında olmadan  akıcılık kazanır. Sözgelimi yemek yaparken, aynı zamanda entelektüel gelişiminiz ve dil gelişiminiz için de bir şeyler yaptığınızı görür ve özgüveniniz artar. Ayrıca dinlediğiniz sesli yayınlar, sizi genel kültür açısından da beslerler. Bir de zamandan tasarruf edersiniz. Bu bile modern insan için tek başına büyük bir avantajdır. Zihniniz öğrendiğiniz dile karşı elde ettiği bu yatkınlık, o dilde metinler okurken de işinize yarar. Ve tabi ki, öğrendiğiniz dilde nitelikli şeyler dinlemek, dinleme becerinizi güçlendirir. Zaman içinde, o dili konuşanları daha rahat anladığınızın farkına varırsınız. Yabancıların konuşmaları, size eskisi kadar anlaşılmaz gelmez.

Dinlemek sihirlidir!

Kendinizi dinlediğiniz şeylere verebildiğiniz zamanlarda sadece bilinçaltınızı beslemekle kalmaz, farkındalık içinde de öğrenebilirsiniz. Özellikle bir dili o dilin konuşulmadığı bir ülkede, yabancı dil olarak öğreniyorsanız, yapay bir dünya oluşturmanız gerekir. Sesli yayınları kullanmak, bu konuda çok işinize yarayacaktır.

Yabancı dilde bir şeyler dinlemenizin, sadece dinleme becerinizin ilerlemesine yardımcı olacağını düşünmeyin. Sözgelimi, bol bol İngilizce hikayeler dinlediğinizde, İngilizce okuma beceriniz, İngilizce konuşmanız ve İngilizce yazmanız da gelişecektir.

Bu arada artık kocaman walkmanler ya da CD çalarlar taşımanız da gerekmiyor. Küçük küçük elektronik cihazlar, binlerce ses dosyasını alıyor. Mutfağınızdaysa küçük ve ucuz bir kaset-çalar ya da CD çalar, büyük işler görebilir.

Bu arada ara sıra müzik de dinleyebilirsiniz!

Hep birlikte kesintisiz öğrenime başlayalım. Ne dersiniz?
-------------------
Bu yazıma eşlik eden Şarkı: “Why Does My Heart Feel So Bad?” Moby
Kitap önerim: “Kültür ve Dil” Mehmet Kaplan
Film önerim: “Bicentennial Man” (1999)
-----------------
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------