Thursday, May 28, 2009

İNSANLAR İNGİLİZCEYİ VEYA BAŞKA BİR YABANCI BİR DİLİ ÖĞRENMEYE BAŞLARLAR, AMA "NİTELİKLİ" KARARLAR SONRADAN GELİR (72)

Ülkemizdeki dersanelerde ve eğitim kurumlarındaki en büyük eksikliklerden birisi, öğrencinin yabancı dil öğrenmeye başlamasının onun bu konuda kararlı olduğunu gösterdiğinin düşünülmesidir.
Hazırlıkta öğretmenlik yaptığım dönemlerde, bir öğretmenle sohbet ederken: “Öğrencilerimizin önemli bir kısmı yüksek notlarla hazırlığı geçiyorlar, ama yaz tatilinden döndüklerinde İngilizceyi unutmuş oluyorlar. Demek ki sevdiremiyoruz bu işi” demiştim. Öğretmen arkadaşım: “Bu durum bizim sorunumuz değil” dedi. Ben de bunun üzerine şunu söyledim: “Öğrencilerimiz bizim onlara kazandırdığımız bir beceriyi yitiriyorlar ve bence bundan biz sorumluyuz. Yani çıraklarımıza sanatımızı öğretiyoruz, ama sevdiremiyoruz.”
Bir kişi, İngilizce öğrenmeye karar verip (daha doğrusu karar verdiğini düşünüp) bir dersaneye veya bir hocaya başvurduğunda güzel bir adım atmıştır. Ama bu kişi, uzun bir süre bir yol arkadaşına gerek duyar. Çünkü insanlar bir iş girdikleri zaman, sempatizanlık düzeyinden profesyonel düzeye geçmek için zamana ve desteğe ihtiyaçları vardır. “Profesyonellik” düzeyi derken kastettiğim şey, İngilizce düzeyinin artması değildir. Kişinin İngilizce öğrenmeye kararının “nitelikli” bir hâle gelmesidir. Yani “başlamış olmak”, aslında ve ne yazık ki gerçekten “kararlı olmak” anlamına gelmemektedir.

Öğrencilerin Zihinlerinde Oynayan sorular
Bir öğrenci derslere başladığı zaman, zihninde şu türden sorular vardır: “İngilizce öğrenmek, mümkün olduğu kanıtlanmış bir süreç olsa bile, benim için mümkün mü?”, “İngilizce öğrenmek, hayatıma beklediğim katkıları getirecek mi?” veya “bu fedakârlığa veya çalışmaya değer mi?” Dolayısıyla, bir eğitimci veya kurum olarak, sizin bu soruları cevaplamanız veya en iyisi, öğrencinin bu cevapları kendisinin bulması için ona yardımcı olmanız gereklidir. Dolayısıyla öğrenci, uzun bir süre teşvik ve desteğe gerek duyacaktır. Aynı şey, İngilizce öğrenmeye “nitelikli” bir kararla başlayan öğrenciler için de geçerlidir. Onların bu nitelikli kararı da “pörsüme” tehlikesi altındadır. Bu türden öğrencilerin de, destek ve teşvike ihtiyaçları vardır.
Peki bu teşvik ve destek nasıl ortaya konur? İlk yapılması gereken şey, öğrencinin hedeflerinin belirlenmesi, kendisiyle ve İngilizceyle arasında kurmak istediği ilişkiyle ilgili olarak zihninde oynaması gereken veya oynamakta olan filmin belirlenip-netleştirilmesidir. Bu sonuçlara öğrenciyle konuşularak varılır. Hedeflerle zihinde oynayacak filmi birbirinden ayırmak gerekir. Hedefler, “2 yıl içinde İngilizceyi yazmak, konuşmak, dinlemek veya okumak şeklinde kullanabilmek istiyorum” gibi ifadelerle ortaya koyduğumuz programlar ve planlardır. Diğeriyse İngilizcemizi kullandığımız kısa bir filmdir. Mesela sosyal bir ortamda İngilizlerle çay sohbeti yaparken, onların Türkiye ile ilgili sorularını cevaplayabildiğinizi veya onların yorumlarını anlayabildiğinizi zihninizde bir film olarak görmektir.

Öğrencinin Hayatına Eklenmesi Gereken Şeyler
Daha sonra yapılması gereken şeyse, İngilizce öğrenmekle ilgili etkinlikleri öğrencinin hayatına eklemektir. Ödevlerini yapmasını, arabasında ses dosyaları dinlemesini, İngilizce filmler seyretmesini ve İngilizce metinler okumasını teşvik edip sağlamaktır. Bu konuda hemen sonuç alamazsanız bile, peşini bırakmamaktır. Benden ders almaya başlayan öğrencilerin, bazen 3 ay sonra ciddî bir karar verip, konuya sıkı bir şekilde sarıldıklarını gözlemliyorum. Sözgelimi bir gün ben hatırlatıp-vermeden onlar kitap veya başka bir dokuman istiyorlar. Anlıyorum ki, bu öğrencinin kararı artık ciddiyet kazanmıştır. Kararlarının nitelikli bir duruma geldiği o zamana kadar, onları bu süreç içinde tutmak ve aynı şeyleri sabırla tavsiye etmek benim-öğretmenin işidir. Kararların nitelik kazanması süreci, sadece yabancı dil öğreniminde değil, aynı zamanda, kararla başlayan bütün etkinliklerde göz önüne alınmaıs gereken bir konudur.Eğer kendi kendinize bir yabancı dili veya İngilizceyi öğreniyorsanız, yukarda anlatmış olduğum şeyleri kendiniz için siz yapmak durumundasınız. “Evet bu işe başladım, ama nitelikli bir karar verdim mi?” sorusunu kendinize sıklıkla sormalısınız.
Bir öğretmen olarak en önemli şey, öğrencinin İngilizce ile duygusal bağ kurmasını sağlayıp onu öğrenme sürecinin içinde tutmaktır. Öğrenciyle öğretmen arasındaki bağ çok önemlidir. Ama öğretmenin temel endişesi, öğrenciyle İngilizce arasındaki bağın sağlam olması ve öğrencinin nitelikli bir karar ulaşmasıdır. Çünkü tatil, işlerin yoğunluğu, maddî konular veya buna benzer sebeplerden dolayı, öğrenciyle kurum veya öğretmenin yolları ayrılabilir. Ama öğrencinin İngilizce öğrenimiyle ilişkisi kesilmemelidir. Benim kişisel olarak çok dikkat ettiğim konu şudur: Çevremdeki kişilerin benimle olan ilişkilerini çok önemserim. Ama onların önemsediğimiz konularla, sözgelimi İngilizceyle olan ilişkilerini, onların benimle olan ilişkilerinden çok önemserim. Bir sebeple benden kopabilirler veya uzak düşebilirler, ama hedeflerinden ve çalışmalarından kopmalarını istemem.
Bunun en iyi yolu, öğrenciye bir hedef ve film bulmasını için yardımcı olmak, İngilizce öğrenebileceği ve keyif aldığı araçları kullanmaya teşvik edip, bunları öğrencinin hayatına eklemektir.
-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeniİletişim DanışmanıOkunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

No comments:

Post a Comment