Sunday, May 31, 2009

YABANCI TURİSTLERLE MACERALARIM 1 (74)

Bir gün tramvaydayım ve ayakta duruyordum. İki kişilik yer boşalınca, kendim oturabilecekken, bu yeri ayakta durmakta olan yabancı çifte gösterdim. Erkek olanı, bana yüzünü bile dönmeksizin: “No! No!” şeklindeki bir ifadeyle, teşekkür etmeden ve bence kaba bir şekilde cevap verdi. Bayansa, nazik bir şekilde gülümseyip, teşekkür etti. Ben de adama biraz sinirlendim ve yerime oturunca onu “dürtüp” İngilizce olarak: “Siz nerelisiniz?” diye sordum. O da: “İspanyoluz” deyince: “Bak beni iyi dinle. Benden korkmana gerek yok! Ben “yerliyim. Bir Avrupalı ile bir “yerli” karşılaşırsa kim korkmalı? Biraz tarih oku!” dedim.

Ben turistlerle konuşurken geçmişin olumsuz yanını söz konusu etmem, ama bu adam bence, bu tepkiyi hak etmişti! Yoksa turistlerle aram iyidir’ Sözgelimi Katar’da havalimanında kitap okuyan yaşlı bir İngiliz Çifti görünce onlardan izin alıp yukarıdaki fotoğrafı çekmiştim! Birçok kişinin uçaklarını beklerken zaman öldürmeye çalıştığı bu yerde, yüzlerindeki huzur dolu ifadeyle kitap okumaları çok hoştu! Bana “İnsan, yaşı ilerledikçe hazdan çok, mutluluğu önemsermiş!” sözünü hatırlattılar.

Bir gün motorda bir grup Fransız Turist gördüm ve diyaloğa girmek istedim. Laf aramızda, Fransızca öğrenmekte olduğum için de onlarla konuşmaya biraz da hevesliydim ve onlara çay söyledim! Ama bu ilginç grubun lideri olan “havalı” kişi benimle konuşmadı. Çayları da reddetti! Çaycı da, aslında gidip-sattığı 6 çayın parasını benden alıverdi! Sonradan: “Keşke çayları yanıma alsaydım ve bu havalı Fransızların karşısında bu 6 bardak çayı içseydim, ilerde yazılarımda anlatırdım” diye de geçti! Ama bunu o anda akıl edememiştim! Daha komik olanı da şuydu, aslında İngilizce bildiğini anladığım grup lideri “havalı” kişi, etrafta Fransızca bilen birisini arıyordu. Belki de “seçilmeye” değil “seçmeye” alışıktı kim bilir! Mesleğini araştırsaydım, belki de insan kaynaklarında çalıştığını keşfedecektim! Keşke ona: “Bu ülke hiç Fransa’ya veya başka bir ülkeye ait bir sömürge olmadı! Burada Fransızca veya İngilizce bilen fazla kişi yok! E beni de artık kaçırdınız!” deseydim! Ama bu turistler de kendilerince haklıydılar! Kim bilir başka ülkelerde veya Türkiye’de neler yaşamışlardı ve: “Bu adam bize boşa çay ikram etmez!” demişlerdi!

Bir gün Üsküdar’da iki İngiliz’e rastladım ve yardıma ihtiyaçları olup-olmadığını sordum. Bana gülümseyerek: “No! No!” diye cevap verdiler. Ben de gülümseyerek: ““No, Thanks!” would be better!” yani ““Hayır, teşekkür ederiz!” ifadesi daha iyi olurdu!” diye cevap verdim. Turistlerden birisi bu sefer: “No, Thanks!” dedi. Ama gelin görün ki, bu kişilere bilgiçlik yapan ben: “Welcome!” yani “bir şey değil-rica ederim” demeyi akıl edemedim!

Başka bir zaman, Şişhane’deki ofisimden kendime güzel bir sandviç almak için çıkmıştım. İki turist gördüm! Daha sonra kardeş olduklarını öğrendiğim bu iki genç Meksikalı bayan, bir turist bilgi bürosu arıyorlardı. Ben de onlara katıldım ve birlikte aramaya başladık, ama o yeri bir türlü bulamıyorduk ve belki de orada, yani Galata Kulesi’nin dibinde öyle bir yer de yoktu! Derken iki kız kardeşten birisi: “E siz bize bilgi verin” dedi. Ben de: “Elbette, neden olmasın” dedim ve onları ofisime davet ettim. Biraz tereddüt ettiler, ama: “Ben öğretmenim, yine de bana güvenmek zorunda değilsiniz. Ama bence güvenebilirsiniz!” deyince bu iki turist peşime düştüler ve 7. kattaki ofisime benimle birlikte geldiler. Derken ofise girdik ve kendilerini rahat hissetsinler diye kapıyı hafif aralık bıraktım.

Onlara önce çaycımızın tepside getirmiş olduğu Türk Kahvesini ve suyu ikram ettim. Kahveden önce ve sonra biraz su içildiğini söyledim ve neden böyle yaptığımızı anlattım. Sonra kahvemizi törenle ve büyük bir ciddiyetle içtik! Büyük bir ciddiyetle diyorum, çünkü yabancıların yeni bir kültürde ve yeni bir şeyi öğrenip-yaşamaktan hem büyük bir keyif aldıklarını, hem de bunu büyük bir ciddiyet ve saygıyla yaptıklarını hep gözlemlemişimdir! Bu arada Amerika’da yaşamakta bulunan bir öğrencim olan Hakan Berberoğlu’nu özel ve indirimli bir hattan arayıp, bu turistlerle görüşmesini sağladım. Çünkü Hakan, Fatih Üniversitesi İspanyol Filolojisi mezunudur, yani İspanyolca bilir. Amacım, bu iki bayanın onların dilini bilen birisiyle konuşmaları ve bu şekilde İstanbul’la ilgili olarak güzel bir hatıraya sahip olmalarıydı.

Derken onlara nelerle ilgilendiklerini sordum, çünkü cevaplarına göre “İstanbul’da Yapılması Gerekenler” şeklinde bir liste hazırlayacaktım. Bu iki turist, daha çok gece hayatıyla ilgilendiklerini belirtince: “That is not my thing!” yani o bağlamda:“Bu benim alanım değil!” anlamına gelen bir cevap verdim, ama yine de birkaç yer adı söyledim. Onlar için yemekler, yerler ve konusunda güzel de bir liste hazırladım! Daha sonra ben: “Belki artık gitmek istiyorlardır; esir almayayım da yanlış anlamasınlar!” düşüncesiyle sohbetimizi sona erdirmeme rağmen, onlarda gitmeye dair herhangi bir hareket olmadı! Derken aradan uzun bir zaman geçince ve mecburen: “Bizde misafirler, istedikleri zaman giderler, ev sahibi bu konuda bir şey söylemez” dedim de onlar kalkıp-gitmeyi akıl ettiler!

Bir gün Üsküdar’da akşam vakti iki bayan turiste rastladım ve bana İngilizce olarak, Çinili Camiye gitmek istediklerini söylediler. Bunlar da Meksika’lıydılar! Onları o hatta çalışmakta olan taksi-dolmuşların olduğu durağa götürdüm. Çünkü akşamdı, hava kararıyordu ve yürümek istedikleri yol, o zamanlar, o vakitte pek tekin de olmayabilirdi. Onlara: “Sizi rahatsız edebilecek kişiler olabilir. Dolmuşla gitseniz daha iyi olur“ dedim. Sonra bakkala gittim. Bakkaldan çıktığımda bu iki turisti yine yürürken gördüm. Bu sefer biraz yüzümü asıp seslice: “Ben öğretmenim ve dediğimi yapın çocuklar!” diye seslendim. Bu iki kızcağız, şaşkınlık içinde ve hemen geri dönüp dolmuşa bindiler!

Bu konu bir yazıya sığmadığı için, diğer bir yazıya uzatıyorum!


-------------------------------
Savaş ŞENEL: İngilizce Öğretmeniİletişim DanışmanıOkunaklı-Anlaşılır Yazarlık Koçu
                           savassenel@gmail.com, savassenel@yahoo.com

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com
"Az Acılı ve Kalıcı İngilizce-Yabancı Dil Öğrenimi için Püf Noktaları" adlı Kitabın Facebook sayfası

(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)




(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

No comments:

Post a Comment