Monday, March 07, 2016

“HOCCAM, ARKADAŞIM BANA SNAP ATIYOR!”






Geçen hafta derslerimden birisinde, “afacanlardan” birisi bana “hoccam, bu, bana snap atıyor ya!” diye arkadaşını şikâyet etti. Ben de şaşkın bir şekilde “snap atmak nedir yahu?” dedim. Meğerse, bu ifade, 7-10 saniyelik video çekip, etrafa göstermek veya Instagramda yayınlamak anlamına geliyormuş!

Snap atan, Whatsapp’ten yazışan, kısa yolları tercih eden, hatta e-mail atmaya bile üşenen bir nesille karşı karşıyayız. Keyif veren, kolayca ulaşılabilen ve kolayca kullanılan uygulamaların peşindeler. Onlara hak vermiyor da değilim; özellikle üniversite hayatı karmaşık. Hızla iletişim kurmaya çalıştıkları için onları eleştiremem.

İngilizce derslerinde de, bu “snap atan” öğrencilere uygun, görsel medya, işitsel dokümanlar kullanıyoruz. Derslerde dijital ve cep telefonlarını kullanabilecekleri oyunlar oynuyoruz. Öğrencilerin temsil sistemleri farklı ve onların bütününe hitap etme çabası içindeyiz. Bununla birlikte kimi temel ve modası geçmeyen çalışmaları her zaman vurguluyorum.

Özellikle İngilizce metinler okumayı çok önemsiyorum. Bunu kitaplardan, PDF dosyalardan veya tabletlerinden yapabilirler. Yabancı dilde metinler okumaksızın sağlam bir dil öğrenimi mümkün değildir. Özellikle sözlüğe fazla bakmadan, kelimelerin anlamlarını bağlamdan çıkararak ve metnin mesajını anlamaya odaklı bir şekilde okumak, öğrencinin aynı dil kalıpları ve kullanımlarıyla binlerce defa karşılaşmasını sağlamaktadır. Böylece taşlar yerine oturuyor.

Dinleme ise, ayrı bir kazanımlar yoludur. İnternetin anavatanı olan Amerika’da ne kitap sektörü, ne de sesli kitap sektörü önemini kaybetmiştir. Aksine insanlar, kendi arabalarında veya toplu taşıma araçlarında sesli kitaplar, seminerler, söyleşiler, konuşmalar dinlemektedirler. Yollarda geçen ve kitap okumayamadığınız zamanların bir kısmını İngilizce-yabancı dilde metinler, hikâyeler vs. dinlemekle geçirdiğinizde, öğrenmiş olduğunuz gramer, kelime haznesi vs. gibi şeyler pekişmekte, en önemlisi bunları bir amaç için kullanmış olmaktasınız. Telaffuz, dinleyende “konuşma havuzunun” dolması ve konuşma isteği ve enerjisinin yükselmesi gibi şeyleri saymıyorum bile.

Dolayısıyla “Z nesli” diye adlandırılan bu neslin alışkanlıklarını sürekli teşvik etmek yerine, aynı zamanda onları metin okuma ve dinlemeye teşvik etmek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü dijital oyunlar, videolar vs. gibi yöntemlerle öğrettiğimiz şeyler, metin okuma ve dinleme etkinlikleri olmazsa uçup gitmektedir. Yani harç kullanmadan bina yapmak gibi bir etkinliği sürdürmüş oluyoruz düşüncesindeyim. 
----------------------------
İngilizce Kolay Twitter
İngilizce Kolay Facebook
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

No comments:

Post a Comment