Friday, June 04, 2010

BU SAYFADAKİ YAZILARIN LİSTESİ



BU SAYFADAKİ YAZILARIN LİSTESİ: İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENİMİYLE İLGİLİ OLARAK DİKKATİNİZİ ÇEKEN SATIRI TIKLAYINIZ

1.Yabancı dil Öğrenimi Net Bir Hedefe Gerek Duyar.

2. Yabancı Dil Öğrenimi Sadece Bilgi Alma Süreci Değildirler; Aynı Zamanda Beceri Kazanma Sürecidirler!

3. Yabancı Bir Dili Öğrenmek Doğal Olmayan Bir Etkinliktir

4. Yabancı Bir Dili Öğrenmeye Başlamak Yeni Bir İnsanla Tanışmak Gibidir.

5. Anadilimizin Yabancı Bir Dili Öğrenmek konusunda Herhangi Bir Rolü Yoktur!(mu?)

6. Sevdiklerimizle (Anadilimizle) İlişkilerimiz ve Yabancı Dil Öğrenimi

7. "Anadili Gibi İngilizce Konuşuyor” İfadesi Ne Anlama Gelir?

8. Neden İngilizce Konuşamıyorum!

9. Neden Bazı Kişiler Türkçe Konuşurlarken Yabancı Kelimeler Kullanırlar?

10. Bir dilde Metinler Okumadan O dili Öğrenmek Mümkün müdür?

11. Niye Türkçe Öğretmeni Olmadığımı Neden Bana Sıklıkla Sorarlar?

12. Öğrenmekte Olduğumuz Bir Dilde Sesli Yayınlar Dinleyerek Bilinçaltımızı Beslemek, hayatî Bir Öneme Sahiptir

13. İnsanları Kaynaklara Ulaştırmak O Kadar mı Zor?

14. Öğretmenler-Eğitmenler Kötü İnsanlar mıdırlar?

15. Nasıl Kıydınız da Öğrenmiş Olduğunuz Bir Yabancı Dili Unuttunuz?

16. Yabancı Bir Dil Öğrenmenin Yararları ve Bu Yararların Size Olan Yararları

17. Çevrenizde Öğretmekte Oldukları Dilden Başka Bir Yabancı Dil Bilen Kaç Yabancı Dil Öğretmeni Var?

18. Yabancı Bir Dili Öğrenmenin Dolaylı Yararları

19. Sinema Filmleri ve Videolar, Yabancı bir dil-İngilizce Öğrenirken İşimize Yararlar mı?

20. Yabancı Dil Öğrenmek ve Yürüyen Merdivenler

21. Hedeflere Dönüşmeyen Hayaller, Büyümeyen Çocuklar

22. Alfabesi Farklı Olan Dilleri Öğrenmek Zor mudur?

23. İngilizce Öğrenmek İsteyenlere Nasıl yardımcı Oluyorum!

24. İnsanların Hayatı Farklı Algıladıklarının Farkında Olmak Yanlış mıdır?

25. Çocuklar Okumayı Sevebilirler mi?

26. Danışmanlar, Danışırlar mı, İngilizce Öğretmenleri veya Çevirmenler Sözlüğe Bakarlar mı?

27. Hangi Dilleri Öğrenelim?

28. Bir Yabancı Dili-İngilizceyi edinmekle Öğrenmek Arasındaki Fark Nedir?

29. Öğrenmekte Olduğunuz Dille Duygusal Bağ Kurmanın Önemi

31. Yabancı Bir Dili Aksansız Öğrenmek Zorunda mıyız?

32. Gramer Nedir? Yenir mi İçilir mi?

33. Yabancı Dillerle veya Hedeflerle Pazarlık Edilir mi?

34. Öğrendiğimiz Bir yabancı Dili Derin Dondurucuda saklayabilir miyiz?

35. Yabancı Dil Öğreniminde Bilgisayar Kullanmak, Sihirli Değnek Etkisi Yapar mı?

36.Üzülüyorum Yabancı Dil veya İngilizce Öğrenenlere; Bu Şekilde İşleri Zor!

37.İngilizce veya Başka Bir Yabancı Dili Öğrenmek Zor Değildir; Sadece Zorlaştırılmaktadır!

38.İngilizce Öğretmenliğimin İlk Yıllarından Anılar


41. Almanya-Hamburg İzlenimlerim: Türkçe Öğretimi Üzerine Bir Anekdot

42. İngilizce - Yabancı Dil Öğrenmekte Neden Zorlanıyoruz?

43. İngilizce Kelimeler Öğrenmek İçin Kullanılabilecek Yöntemler

44. Özgür Bir Öğrenme Atmosferi; Güzel Bir Dersane, Güzel Bir Gün

45. Gramer Çalışmanın İncelikleri

46. Süleyman Nazif Anadolu Lisesi'nde Güzel Bir Gün veYDS İngilizce Hazırlık

49. Yabancı Dil Öğrenmeyi Sekteye Uğratan ve Önümüzü Kesen ve Konuya Bakış Tarzımızla İlgili Engeller

50. Bir Şehir Efsanesi: “Bir Dili Konuşamadığım yerde Öğrenemem!”

 51. anışmanlar, Aslında Yine Size Danışırlar

52. Neden Yabancı Dil Öğrenimi Konusunda Bu yazıları yazıp bilgiçlik yapıyorum

53. Tercüme yapmayı neden seviyorum?

54. Sadece Meslekî ve Teknik Metinler Okumak veya Dinlemek, Yabancı Dilinizi Geliştirir mi?(54)

55. İngilizce Konuşulan Bir Ülkede Olmak, İngilizce Konuşmak İçin Yeterli midir?

56. Bir Dili Öğrenip-Edinirken, Tanıdık İçeriğe Sahip Dokumanlar Kullanmanın Yararları

57. İngilizce Öğrenmekle Ateşte Yürümek Arasındaki Benzerlik Nedir?

58. İngilizceyi veya Başka Bir Yabancı Dili Konuşmak İçin Nasıl Bir Altyapıya Gerek Vardır?

59. İngilizceyi veya Başka Bir yabancı Dili Konuşmak İçin Biraz “Pişkin” Olmak Gerekir

60. Yabancı Bir Dili-İngilizce’yi Öğrenmeye Başlarken veya Devam Ederken

61. Yabancı Bir Dil-İngilizce Öğrenmek Konusunda Bir İyi, Bir de Kötü Haberim Var

62. Vizyon ve Misyonunuz Netleşmedikçe, Gününüz-Hayatınız Netleşmeyecektir.

63. Sting, Yabancı Dil-İngilizce Öğrenmek ve Te’lif Gelirleri

64. Yabancı Dil Öğreniminde Genel Kültürünüzün Geniş Olmasının Önemi

65. İngilizce Öğrenmek Konusunda Sahip Olduğumuz Bunca İmkân İçinde Biraz Şımarıyor muyuz Ne?

66. İngilizce-Yabancı Dil Öğrenmek Konusunda Filmlerden ve Dizilerden Nasıl yararlanabilirsiniz?

67.Sizin Derdiniz Nedir?

68. Evet Sakallıydım ve Biraz da Spor Giyinmiştim: Ama Yine de İngilizce Konuşabiliyordum!

69. Kendi Başlarına İngilizce-Yabancı Dil Çalışanların Karşılaşabilecekleri Olası Sorunlar ve Çözümleri

70. İngilizce Öğretimi Konusunda Yapılan Şarlatanlıklar: NLP'nin Kötüye Kullanılması ve Şapkadan Dinazor Çıkarmak

71. Yabancı Bir Dili-İngilizce'yi konuşurken, Oturum Yönetebilmek

72. İnsanlar, İngilizce'yi veya Başka Bir Yabancı Dili Öğrenmeye başlarlar, Ama Nitelikli Kararlar Sonradan Gelirler!

73. Yabancı Turistlerle Maceralarım (1)

74. Yabancı Turistlerle Maceralarım (2) 

75. Yabancı Bir Dil Öğrenmek Genel Kültürürünüzü Olağanüstü Bir Şekilde Geliştirir

76. "Tiskiniyorum Şu İngilizce'den!

79. "İngilizce Öğreniminde hedefler"

80. "İngilizce Öğrenmek için "Ölü Zamanları" Değerlendirin

 -----------------

-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Monday, December 14, 2009

`TİSKİNİYORUM ŞU İNGİLİZCE’DEN!” (76)


"Tiskiniyorum Şu İngilizce'den" adlı yazım AsmaAltı Yayınevinden çıkmış bulunan "Çay Saati İçin Hafif Yazılar" adlı kitabıma taşınmıştır.


-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Saturday, July 25, 2009

İNGİLİZCE-YABANCI BİR DİL ÖĞRENMEK GENEL KÜLTÜRÜNÜZÜ OLAĞANÜSTÜ BİR ŞEKİLDE GELİŞTİRİR (75)




Uzun bir zaman önce, biraz daha gençken, bir programa konuk olarak Radyo Klas’a davet edilmiştim. (O sıralar yandaki resimdeki gibiydim) Programın başlamasını beklerken, genç bir radyo programcısı bana yaklaştı ve mesleğimin ne olduğunu sordu. Ben de İngilizce öğretmeni olduğumu söyledim. O anda bu genç radyocunun ağzı şaşkınlıkla açıldı ve şöyle dedi: “Yahu hocam siz İngilizce öğretmenleri ne kadar kültürlü insanlarsınız ya!” Ben bu tepki karşısında gülmemek için kendimi tutmaya çalışırken, ekleme de yaptı: “Millet size hasta oluyor ya!” (Blogların ciddiyeti açısından, bu son cümleyi biraz değiştirdim!)
İngilizce-yabancı dil öğretmenlerinin genel kültürlerinin geniş olduğu doğrudur ve bir yandan da bu kaçınılmaz bir durumdur. Çünkü yabancı bir dili öğrenirken, o dilde kitaplar okursunuz, filmler seyredersiniz, seminerler veya hikâyeler dinlersiniz ve bütün bu şeylerin birer içeriği olduğu için sürekli bilgilenirsiniz. Çünkü her metnin, kitabın, filmin ve benzeri bir malzemenin bir konusu, bir tezi veya anlattığı bir olay vardır. Çünkü dil, bir mesajı bir olayı vs anlatmak için kullanılır. Dolayısıyla, yabancı bir dili öğrenmek veya öğrenmek için bir kitabı okurken, aynı zamanda, bilimsel, sosyal veya başka bir alanda da bilgileniyor olursunuz. Başka bir tabirle, İngilizcenizi geliştirirken, genel kültürünüz de gelişir. Bu durum, sadece yabancı dil öğretmenleri için değil, yabancı dil öğrenen herkes için geçerlidir.

Özellikle son yıllarda, yabancı dil öğretim kitapları da ilgi çekici bilgilerle dopdolu bir şekilde hazırlanmaktadırlar. Bu kitaplar, özellikle elementary-başlangıç düzeyinden sonra daha da ilginç konuların ele alındığı okuma parçaları, diyaloglar vs ile dopdoludurlar. Bu tür kitaplarda yer verilen istatistikler, araştırmalar vs gibi konular sağlam kaynaklardan alınmaktadır ve güvenilirlerdir.

Ben de bir İngilizce Öğretmeni olarak ders kitaplarından çok şey öğrenirim. Mesela geçen gün face2face intermediate kitabında bir istatistik okudum: Evli olmanın insanların daha mutlu olmalarını ve daha uzun yaşamalarını sağlayan etkenlerden birisi olduğu belirtilmişti. Yalnız burada ilginç de bir not düşülmüş: İnsanın daha mutlu olmasında ve daha uzun yaşamasında etkili olan şey, birlikte yaşamak değil, hukukî anlamda evli olmakmış! Yani iki insanın 5 yıl birlikte yaşamasıyla 5 yıl evli olmaları aynı anlama gelmiyormuş!
Yabancı dil öğrenirken, diğer ülkeler, kültürler ve medeniyetler hakkında çok şey öğrenirsiniz. Hatta kendinize ayrıca bir uzmanlık alanı seçerseniz, genel metinler okumakla birlikte, bazı konulara özellikle ağırlık verirseniz, sadece yabancı bir dili öğrenmiş olmakla kalmaz, aynı zamanda bazı konularda uzmanlaşmış da olursunuz.
Dolayısıyla İngilizce öğrenmek isteyenlere dokuman, film vs verirken veya tavsiye derken, onların ilgilendikleri alanları özellikle sorarım. Çünkü içerikle ilgilenen bir öğrenci, İngilizcesini daha rahat ilerletir. Yani bir filmden, metinden veya başka türlü bir dokumandan, genel kültür veya uzmanlık alanıyla ilgi olarak bir şeyler öğrenmek öğrenci için önemli bir değer anlamına gelir.

Her ilişkiyi anlamlandıran temel değerlerdir. Bununla birlikte katma değer dediğimiz, ilişkinin ana temeli olmayan, ama onu zenginleştiren bazı değerler vardır. Mesela İngilizce öğrenirken genel kültürünüzün genişletilebilmesi de bu katma değerlerden birisidir. Aslında bu durum bir katma değerden daha fazlasıdır.

İngilizce öğrenirken, gerçekten öğrenmeye, iletişim kurmaya ve sadece İngilizce kalıplarla veya gramerle değil, metnin sunduğu içerikle de ilgilenmeye çalışınız. Böyle bir çalışma sistemi uygulayan kişilerin daha keyifli ve geliştirici bir İngilizce öğrenim süreci yaşadıklarını gözlemliyorum.
 -----------------
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

Sunday, May 31, 2009

YABANCI TURİSTLERLE MACERALARIM 1 (74)

Bir gün tramvaydayım ve ayakta duruyordum. İki kişilik yer boşalınca, kendim oturabilecekken, bu yeri ayakta durmakta olan yabancı çifte gösterdim. Erkek olanı, bana yüzünü bile dönmeksizin: “No! No!” şeklindeki bir ifadeyle, teşekkür etmeden ve bence kaba bir şekilde cevap verdi. Bayansa, nazik bir şekilde gülümseyip, teşekkür etti. Ben de adama biraz sinirlendim ve yerime oturunca onu “dürtüp” İngilizce olarak: “Siz nerelisiniz?” diye sordum. O da: “İspanyoluz” deyince: “Bak beni iyi dinle. Benden korkmana gerek yok! Ben “yerliyim. Bir Avrupalı ile bir “yerli” karşılaşırsa kim korkmalı? Biraz tarih oku!” dedim.

Ben turistlerle konuşurken geçmişin olumsuz yanını söz konusu etmem, ama bu adam bence, bu tepkiyi hak etmişti! Yoksa turistlerle aram iyidir’ Sözgelimi Katar’da havalimanında kitap okuyan yaşlı bir İngiliz Çifti görünce onlardan izin alıp yukarıdaki fotoğrafı çekmiştim! Birçok kişinin uçaklarını beklerken zaman öldürmeye çalıştığı bu yerde, yüzlerindeki huzur dolu ifadeyle kitap okumaları çok hoştu! Bana “İnsan, yaşı ilerledikçe hazdan çok, mutluluğu önemsermiş!” sözünü hatırlattılar.

Bir gün motorda bir grup Fransız Turist gördüm ve diyaloğa girmek istedim. Laf aramızda, Fransızca öğrenmekte olduğum için de onlarla konuşmaya biraz da hevesliydim ve onlara çay söyledim! Ama bu ilginç grubun lideri olan “havalı” kişi benimle konuşmadı. Çayları da reddetti! Çaycı da, aslında gidip-sattığı 6 çayın parasını benden alıverdi! Sonradan: “Keşke çayları yanıma alsaydım ve bu havalı Fransızların karşısında bu 6 bardak çayı içseydim, ilerde yazılarımda anlatırdım” diye de geçti! Ama bunu o anda akıl edememiştim! Daha komik olanı da şuydu, aslında İngilizce bildiğini anladığım grup lideri “havalı” kişi, etrafta Fransızca bilen birisini arıyordu. Belki de “seçilmeye” değil “seçmeye” alışıktı kim bilir! Mesleğini araştırsaydım, belki de insan kaynaklarında çalıştığını keşfedecektim! Keşke ona: “Bu ülke hiç Fransa’ya veya başka bir ülkeye ait bir sömürge olmadı! Burada Fransızca veya İngilizce bilen fazla kişi yok! E beni de artık kaçırdınız!” deseydim! Ama bu turistler de kendilerince haklıydılar! Kim bilir başka ülkelerde veya Türkiye’de neler yaşamışlardı ve: “Bu adam bize boşa çay ikram etmez!” demişlerdi!

Bir gün Üsküdar’da iki İngiliz’e rastladım ve yardıma ihtiyaçları olup-olmadığını sordum. Bana gülümseyerek: “No! No!” diye cevap verdiler. Ben de gülümseyerek: ““No, Thanks!” would be better!” yani ““Hayır, teşekkür ederiz!” ifadesi daha iyi olurdu!” diye cevap verdim. Turistlerden birisi bu sefer: “No, Thanks!” dedi. Ama gelin görün ki, bu kişilere bilgiçlik yapan ben: “Welcome!” yani “bir şey değil-rica ederim” demeyi akıl edemedim!

Başka bir zaman, Şişhane’deki ofisimden kendime güzel bir sandviç almak için çıkmıştım. İki turist gördüm! Daha sonra kardeş olduklarını öğrendiğim bu iki genç Meksikalı bayan, bir turist bilgi bürosu arıyorlardı. Ben de onlara katıldım ve birlikte aramaya başladık, ama o yeri bir türlü bulamıyorduk ve belki de orada, yani Galata Kulesi’nin dibinde öyle bir yer de yoktu! Derken iki kız kardeşten birisi: “E siz bize bilgi verin” dedi. Ben de: “Elbette, neden olmasın” dedim ve onları ofisime davet ettim. Biraz tereddüt ettiler, ama: “Ben öğretmenim, yine de bana güvenmek zorunda değilsiniz. Ama bence güvenebilirsiniz!” deyince bu iki turist peşime düştüler ve 7. kattaki ofisime benimle birlikte geldiler. Derken ofise girdik ve kendilerini rahat hissetsinler diye kapıyı hafif aralık bıraktım.

Onlara önce çaycımızın tepside getirmiş olduğu Türk Kahvesini ve suyu ikram ettim. Kahveden önce ve sonra biraz su içildiğini söyledim ve neden böyle yaptığımızı anlattım. Sonra kahvemizi törenle ve büyük bir ciddiyetle içtik! Büyük bir ciddiyetle diyorum, çünkü yabancıların yeni bir kültürde ve yeni bir şeyi öğrenip-yaşamaktan hem büyük bir keyif aldıklarını, hem de bunu büyük bir ciddiyet ve saygıyla yaptıklarını hep gözlemlemişimdir! Bu arada Amerika’da yaşamakta bulunan bir öğrencimi özel ve indirimli bir hattan arayıp, bu turistlerle görüşmesini sağladım. Çünkü öğrencim, Fatih Üniversitesi İspanyol Filolojisi mezunudur, yani İspanyolca bilir. Amacım, bu iki bayanın onların dilini bilen birisiyle konuşmaları ve bu şekilde İstanbul’la ilgili olarak güzel bir hatıraya sahip olmalarıydı.

Derken onlara nelerle ilgilendiklerini sordum, çünkü cevaplarına göre “İstanbul’da Yapılması Gerekenler” şeklinde bir liste hazırlayacaktım. Bu iki turist, daha çok gece hayatıyla ilgilendiklerini belirtince: “That is not my thing!” yani o bağlamda:“Bu benim alanım değil!” anlamına gelen bir cevap verdim, ama yine de birkaç yer adı söyledim. Onlar için yemekler, yerler ve konusunda güzel de bir liste hazırladım! Daha sonra ben: “Belki artık gitmek istiyorlardır; esir almayayım da yanlış anlamasınlar!” düşüncesiyle sohbetimizi sona erdirmeme rağmen, onlarda gitmeye dair herhangi bir hareket olmadı! Derken aradan uzun bir zaman geçince ve mecburen: “Bizde misafirler, istedikleri zaman giderler, ev sahibi bu konuda bir şey söylemez” dedim de onlar kalkıp-gitmeyi akıl ettiler!

Bir gün Üsküdar’da akşam vakti iki bayan turiste rastladım ve bana İngilizce olarak, Çinili Camiye gitmek istediklerini söylediler. Bunlar da Meksika’lıydılar! Onları o hatta çalışmakta olan taksi-dolmuşların olduğu durağa götürdüm. Çünkü akşamdı, hava kararıyordu ve yürümek istedikleri yol, o zamanlar, o vakitte pek tekin de olmayabilirdi. Onlara: “Sizi rahatsız edebilecek kişiler olabilir. Dolmuşla gitseniz daha iyi olur“ dedim. Sonra bakkala gittim. Bakkaldan çıktığımda bu iki turisti yine yürürken gördüm. Bu sefer biraz yüzümü asıp seslice: “Ben öğretmenim ve dediğimi yapın çocuklar!” diye seslendim. Bu iki kızcağız, şaşkınlık içinde ve hemen geri dönüp dolmuşa bindiler!

Bu konu bir yazıya sığmadığı için, diğer bir yazıya uzatıyorum!


-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------

YABANCI TURİSTLERLE MACERALARIM II (73)


Üsküdar’da iki yabancı bayan telaşla etrafa bakıyorlardı. Onlara ne aradıklarını sordum ve isterlerse yardımcı olabileceğimi söyledim. Telefon edecek bir yer aradıklarını anlayınca, tanıdık bir dükkândan telefon etmelerini sağladım. O sıralar yakında bir telefon kulübesi yoktu ve ben de o zamanlar Üsküdar’daki ofisimi tutmamıştım. Derken onları biraz dinlensinler diye sevdiğim bir yer olan Hünkâr Börek ve Pide salonuna götürdüm ve bir şeyler ikram ettim. Bu iki Yunan bayandan birisi Selanik Üniversitesinde öğretim görevlisi, diğeriyse diş hekimiydi. Derken Avrupa Birliği’nden girdik ve çalıştığım üniversite’den çıktık! Sonra onlarla kart alış-verişi yapıp ayrıldık. Hâlâ yazışırız!

Yine bir akşam Üsküdar’dayım ve iki yabancı gördüm. Birisi uzun boylu bir Alman ve diğeriyse Çinli bir bayandı. Kendi kendime: “Akşam saat 22’de Üsküdar’da dolaştıklarına göre, ya İstanbul’da yaşıyorlar ya da Türkleri iyi tanıyıp-güveniyorlar” diye düşündüm. Sonra onlara selam verdim, konuştuk ve Türkiye’de yaşadıklarını öğrendim. Onlara kahve içmeyi önerdim ve Nayla Kafeye (Gizli Bahçem) gidip, kahve içtik. Bu ilginç çiftin evli olduklarını öğrendim ve birbirlerini sevdikleri her hallerinden belli oluyordu. Hem Almanya’da hem de Çin’de defalarca bulunmuş olduğum için ortak konular bulmamız zor olmadı. Hatırladığım kadarıyla beyefendi büyük bir otelde şefti, eşi olan hanımefendi ise bir şirkette çalışıyordu. Sanıyorum bir saatten fazla sohbet ettik!

Bir gün Fındıklı’da vermiş olduğum özel dersim bitmiş ve Üsküdar’a deniz yoluyla ulaşmak üzere Kabataş’taki deniz motorları iskelesine gitmiştim. Yabancı ve yaşlı bir çiftten erkek olanının biletçiye bir şeyler anlatmaya çalıştığını gördüm. Meğerse oradaki limanda bir gece konaklayacak olan büyük bir yolcu gemisinden inmişler ve Üsküdar’a gitmek istiyorlarmış, ama yanlarında Türk Parası yokmuş! Ben kabul ederlerse, ücretlerini ödeyebileceğimi söyledim. Onlar da kabul ettiler ve birlikte gemiye-motora bindik. Saat 20.30 civarıydı. Üsküdar’a gelip, motordan indiğimizde, arzu ederlerse onlara Türk kahvesi ikram edebileceğimi söyledim ve kabul ettiler. Ara sokağa saparak 5 dakika yürüdük. Bir yandan da akşamın bu vaktinde yabancı bir ülkede, bir yabancıya nasıl güvendiklerine şaşırıyordum. Nayla Kafeye ulaştığımızda, eşime telefon edip oğlumu göndermesini rica ettim. Bu türden yabancı kişilerle tanışmak, onun yabancı bir dili, İngilizce ve İspanyolca’yı öğrenme arzusunu kuvvetlendiriyor! Beyefendi bir bankada müdürmüş ve eşi olan hanımefendi ise, ev hanımıymış ve Almanya’da çok Türk olduğu için, onlar da Türkleri tanıyorlarmış. Bana güvendikleri için teşekkür ettiğimde, bir çok ülkeyi ziyaret etmiş olduklarını ve kimin onlara ne niyetle yaklaştıklarını az-çok anladıklarını belirttiler. Onlarla Almanya’dan, Türkiye’den ve genel şeylerden söz ettiğimiz sohbetimiz yaklaşık 2 saat sürdü. Sonra onları iskeleye götürdük ve onlar da motora binip Kabataş’a, yani gemilerinin olduğu yere döndüler.

Ben de bu turist konusu bitmez! Bir gün Üsküdar’da bir kıraathanenin önündeki küçük masalara oturmuş iki sarışın delikanlı gördüm. Yabancı olduklarını tahmin ettim, ama Türklere de benzedikleri için önce: “Merhaba” dedim. Anlamadıklarını görünce: “Hello” diye devam ettim. İspanya’nın Bask bölgesinden geldiklerini öğrendiğim bu iki delikanlıya Türk kahvesi ikram edip, daha sonra da talepleri üzerine onları Türk Halk Müziği albümleri alabilecekleri bir-iki yere götürdüm. Ayrılırken onlara telefonlarımı verdim. Daha sonra beni aradılar ve bu delikanlıları önce ofisimde, sonra da bir Türk ailesi ve Türk evi görmeleri için evime davet ettim ve onlar da geldiler. Ertesi yıl, bu iki delikanlının kız kardeşi İstanbul’a geldi ve Ramazan Ayı’nda olduğumuz için birkaç akşam iftar için Türk ailelerine misafir olma keyfini yaşadı. Bu bayan, özellikle yaşlı-genç bütün aile bireylerinin bir masanın etrafında yemek yemelerini çok ilginç ve güzel bulduğunu söylemişti. Çünkü onların ailesinde, bütün aile bireyleri ayrı evlerde yaşıyorlarmış; anneleri de yalnız ve yaşlı olmasına rağmen kendi evinde ve yalnız yaşıyormuş!

Turistlere şakayla karışık takıldığım zamanlar da oluyor. Bir gün Fransız bir grup bizim mahalleye gelmişti. Ben konuşmak istediğim de korkmuş gibi uzaklaştılar ve İngilizce anlamıyorlarmış gibi yaptılar. Ben de arkalarından gülerek bağırdım: “Bizim mahallemize gelmekten korkmuyorsunuz, ama bizimle konuşmaktan korkuyorsunuz! Bunu anlamış değilim! Dua edin peşinize düşmüyoruz!” Benim bu sözlerim üzerine turistlerden birisi bana dönüp kahkaha atmaya başladı!

Bunları yabancı dil biliyor olmanın, hayatıma kattığı şeylere örnek olması açısından anlatıyorum. Bir dili az-çok öğrenmiş ve sadece çat-pat konuşuyor da olsanız, yukarda anlattıklarıma benzer ve bence keyifli şeyleri yaşayabilirsiniz!

Yoksa ben eğitimciyim, bunları kendimi özel hissetmek için değil, bu “özeliğin” herkeste olmasını istediğim için yazıyorum. Bana kendimi özel hissettiren bir şey varsa, o da budur!

-----------------
-------------------------

SAVAŞ ŞENEL KİTAPLARI

AZ ACILI VE KALICI İNGİLİZCE-YABANCI DİL ÖĞRENMEK İÇİN PÜF NOKTALARI

Kitabın Tanıtım Videosu
Kitabın Tanıtım Yazısı
Kitabın Facebook sayfası
Kitabı buradan satın alabilirsiniz: Kitapyurdu.com



(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

ÇAY SAATİ İÇİN HAFİF YAZILAR


(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)





(Kitabı İmzalı Edinmek İsterseniz Bize Yazınız: savassenel@gmail.com)

-------------------